Yüksek Yoğunluklu Lazer (High Intensity Laser Therapy – HILT), fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kullanılan, dokuların derinliklerine ulaşarak iyileşmeyi hücresel düzeyde tetikleyen, cerrahi olmayan, ağrısız ve modern bir tedavi yöntemidir. Standart soğuk lazer uygulamalarından farklı olarak, daha yüksek enerji seviyeleri sayesinde daha derindeki dokulara (kaslar, tendonlar, eklemler) etkili bir şekilde ulaşabilir.

Lazer ışığının temel etkisi, dokulardaki hücrelerin enerji üretimini (ATP) artırmak, kan dolaşımını hızlandırmak ve vücudun doğal onarım mekanizmalarını harekete geçirmektir. Bu sayede ağrının azaltılması, ödemin (şişliğin) giderilmesi ve hasarlı dokuların iyileşme sürecinin hızlandırılması hedeflenir. Bu ileri teknoloji, mutlaka bir fizik tedavi doktoru tarafından doğru teşhis sonrası planlanmalıdır. Doç. Dr. Esra Erkol İnal, İstanbul Büyükçekmece’de bulunan ve Beylikdüzü, Esenyurt, Avcılar gibi çevre ilçelerden de hasta kabul eden kliniğinde, lazer tedavisini diğer rehabilitasyon yöntemleriyle birleştirerek bütüncül bir tedavi sunar.

Lazer tedavisi, genellikle diğer manuel terapi ve egzersiz programlarına ek olarak, iyileşme sürecini desteklemek ve hastanın ağrısını daha hızlı bir şekilde kontrol altına almak için kullanılır. Seanslar kısa sürer, ağrısızdır ve hasta uygulama sırasında sadece hafif bir sıcaklık hisseder.

Bu modern tedavi yöntemiyle ilgili en çok merak edilen soruları sizin için yanıtladık.

Hayır, yüksek yoğunluklu lazer tedavisi tamamen ağrısız bir işlemdir. Uygulama sırasında ciltte sadece hoş bir sıcaklık hissi oluşur. Deneyimli bir uzman tarafından doğru dozlarda uygulandığında bilinen önemli bir yan etkisi yoktur. Uygulama sırasında hem hastanın hem de uygulayıcının koruyucu gözlük takması standart bir güvenlik önlemidir.

Lazer tedavisinin ağrı kesici etkisi, bazı durumlarda ilk seanstan itibaren bile hissedilebilir. Ancak doku iyileşmesi üzerindeki kalıcı etkilerin ortaya çıkması için genellikle birkaç seans gereklidir. Tedaviye yanıt, kişinin durumuna, sorunun kronikliğine ve şiddetine göre değişiklik gösterir.

Hayır. Bu, lazerle ilgili en yaygın yanlış inanışlardan biridir. Tedavide kullanılan lazer ışığı, iyonize edici olmayan, yani hücre DNA’sına zarar vermeyen bir enerji türüdür. Bu nedenle kansere neden olma riski yoktur. Ancak, aktif kanser hastalarında veya tümör olan bölgelere uygulanması genellikle tercih edilmez.

Seans sayısı, tedavi edilen rahatsızlığa ve hastanın iyileşme hızına bağlı olarak FTR hekiminiz tarafından belirlenir. Genellikle, akut durumlarda daha az seans yeterli olabilirken, kronik durumlarda 5 ila 10 seans arasında bir tedavi protokolü uygulanabilir.

 

Lazer tedavisi, genellikle daha kapsamlı bir rehabilitasyon programının etkili bir parçasıdır. En iyi sonuçlar, lazer tedavisinin manuel terapi, kişiye özel egzersiz programları ve hasta eğitimi gibi diğer yöntemlerle birleştirilmesiyle elde edilir.

Nihat KILIÇARSLAN Logo Bu web sitesi, Nihat KILIÇARSLAN tarafından tasarlanmış ve optimize edilmiştir.